CLOUD DANCER 🐑 BEYİN YIKAMA SANATI
published on
Yorgun Yazarın Günlüğü
Pantone 2026 yılı rengi (Cloud Dancer-Pantone 11-4201) anons edildiği anda, benden önce erişmenin keyfiyle veya belki ortak noktamızı sağlamlaştırmak adına danışanlardan ve arkadaşlardan ve akrabalardan gelen görseller, sorular eşliğinde iletişim kanallarıma doldu. Sadece ne düşündüğümü soranlar değil, pek spesifik sorularını iletenler de oldu. Çok teşekkür ederim beni zihninizde konumlandırdığınız otorite sahibimsi yere ve ilginize...
Bazı soruların yanıtları bu işin geçmişini takip etmiş olmaktan kaynaklı otomatik geliyor ama bazılarına yanıt verebilmek için benim de bir iki doğru anahtar kelime ile araştırma yapmam gerekiyor. Neyse. Konumuz ve yorgunluğun kaynağı bu değil.
Bilakis renkler odağında hem gelen sorulara yanıt vermek, hem de blog yazmak, hiç bilmediğim konuları da dağarcığıma katabildiğim, kendimi geliştirebildiğim bir alan. Yorgunluk değil keyif..
Yorgunluğumun sebebi, hevesle, dört gözle Pantone anonslarını beklemeniz fikri!
Trend renklere bakışımı üç aşağı beş yukarı biliyorsunuzdur (bilmiyorsanız, trend renkler etiketli blog yazılarım rahatlıkla erişilebilir vaziyette) Bu manipulatif alana mesafeli yaklaşıyorum. Her ne kadar kurumsal danışmanlıklarımda trend renklerin altından giriyor, üstünden çıkıyorsak da, renkleri parmağımızda oynatıyorsak da, modern dünya vatandaşları olarak parmakta oynatılanlar bizleriz: üreticiler, tedarikçiler, nihai tüketiciler...
Biz burada renklerle cilt bağı ve gönül bağı kurarken, perde arkasında trend dayatması yapan WGSN ve onun teknik asistanı Coloro fırtınalar estiriyor. Pantone’un, hazır giyimi neredeyse tekeline almış bu devlerden geriye kalan oyun alanında (genellikle dekorasyon ve ambalaj) biraz daha söz hakkı var gibi.
Hazır giyimin ana oyuncusu artık büyük ölçüde Coloro oldu. Yani siz heyecanla Pantone’a bakıyorsunuz, ama sektör WGSN'in üyelikle sattığı Coloro trend öngörülerine göre hareket ediyor!
İşte benim yorgunluğumun ikinci kaynağı bu duruma sizleri uyandıramamak!
Pantone, bu Cloud Dancer'a yumuşak, buğulu, havadar gibi süslü sıfatlar eklemiş.
Eleştirim basit: Yazılan hikayeler, çoğu kişinin düşünmesini körleştiriyor!
Cloud Dancer’a teknik olarak "beyaz" diyebiliriz tabii ki. Zaten renk okumanın püf noktası, rengin kendisi değil, altındaki gizli rengi görmek...
Peki, bu saf beyaz değilse ne? İşte burada, daha işin başında film kopuyor:
Çünkü Pantone'un 2026 için anons ettiği rengin geçmişi eskilere dayanıyor ve eski kartelalarda yer alan renk ile bugün anons edilen renk apayrı özelliklere sahip.
Yaa, daha neler duyacağız değil mi, üstümüze iyilik sağlık.. Neyse, araştırmacı renkçinizin webin derinliklerinde yaptığı hafiyelik sonucu edindiklerine bir bakalım..
Eski kartela ne diyor?
Elime aldığım eski bir Pantone kartelasında aynı 11-4201 koduna sahip Cloud Dancer’a bakıyorum... Ve rengin soğuk bir ton olduğunu görüyorum. Bu yazıyı yazana dek, ring light altında (şu dairesel influencer aydınlatan nesne) ışık ısısı ayarını defalarca değiştire değiştire baktım. Dedikleri gibi mi, gördüğüm gibi mi diye..
Yeni pazarlama söylemiyle "sıcak-soğuk dengesi" kurulmuş dense de, bu renk bir zamanlar soğuk nüanslı bir beyaz olarak kartelda yerini almış.
Pantone’un romantik hikayesi hikaye, biz kodlara bakalım: Rengin kodu 11-4201.
11-4201'deki 42 hanesi, bu rengin mavi/yeşil ton ailesinden geldiğini net bir şekilde gösteriyor. Benim ve diğer eleştirel gözlerin eski kartelada gördüğü yeşil/mavimsi alt ton, pazarlama dilinin değil, kodlamanın gerçeği!

Pantone günün birinde bu eleştirime yanıt verirse (dağ-fare), yüzlerini kızartacak olduğum sorum belli: "Nasıl yani sisteminizde bir standart yok mu?" Sonrası işte, utansınlar dursunlar..
Yeni kartela ne diyor?
Bu renk, büyüleyici hikayesindeki gibi yumuşak bir bulut değil;
- keskin
- bazı görsellerde grimsi algılanan, bazı görsellerde açık sarı bir nüans taşıyan,
- RGB, CMYK, HEX kodlarına bakıldığında sarılığı teyit edilebilen
- epey belirgin, epey ışıklı, epey sıcak bir beyaz!!!
Bu durumda ne öneriyorum?
Bu yıl mağazalarda "Cloud Dancer" etiketi altında gri ile kırılmış beyazlardan saf beyazlara, ekrudan fildişi sıcaklığında beyazlara dek nice ürünü göreceğiz. Düşünsenize, fason üretici elinde seneler öncesinin pantone kartelası varken, rengin sağlamasını oradan yapmayı tercih etmez mi? Alın size kaos!
Ama artık siz bu oyunu biliyorsunuz. Odaklanmamız gereken soru:
- "Bu cloud dancer diye anons edilen beyaz, benimle/ cildimle/ paletimle uyumlu mu değil mi?"den ziyade,
- "elimdeki, etiketinde cloud dancer yazan ürün benimle/ cildimle/ paletimle uyumlu mu?" sorusu...

Bu blog yazısından sonra, trend dayatmalarına karşı gardırobunuzla uyumlu renkleri seçme imkanınız var. Benden bu kadar, gidip bir kahve içeyim. Yorgunluğumuzu, uyanıklığımızla yeneceğiz!
📝#MeraklısınaNot
Beyazdan pis kokular gelebileceğini pek düşünmeyiz ama distopik fısıltıları duyanlarınız var mı?
1) Sınıfsal Bir İllüzyon mu? Bu denli temiz ve kırılgan beyaz, tarihten bugüne "beyazı kirletme derdi olmayan", tozun toprağın uzağında, refah dolu hayatlar süren üst tabakanın bir sembolü olmuş. Lüks ile eşleşen tüketimleri coşturma kapasitesi var mı acaba? Dünyadaki kirlilikte (ekolojik, ahlaki veya sınıfsal) bizlerin asla payımız olmadığına dair o devasa yanılsamayı maskeliyor olabilir mi?
2) Steril Bir Gelecek mi? Bu "steril" renk dayatması, hepimizi aynı tornadan çıkmış ruhsuz ya da üre(ye)meyen bir geleceğin parçası olmaya hazır etmeye çalışıyor olabilir mi? Veya örneğin D vitamini eksikliğinin dünyayı kavurduğu bir dönemde, günışığını tamamen geri yansıtarak giysilerden içeriye nüfuz etmesini engelliyor olabilir mi?
3) Kimin Tarafındasınız? Cloud Dancer, Bulut Dansçısı... İsmi ne kadar da özgürlükçü, değil mi? Beyazı üzerine geçirmiş kalabalıkları düşünün. Acaba kime, hangi düzene ve hangi görünmez otoriteye belki de hiç farkında olmadan "ben de sizin tarafınızdayım" diyorlar?
Vanity Fair gibi yayınların "2026 beyaz olacak" manşetleri, o çok yorulan ve sığınmacılardan sıkılarak "biraz da beyaz ırkın üstünlüğüne dem vuralım" diyen siyasi bir tavrı destekliyor. Bu, sadece bir beyaz seçimi değil, gardıroplarımız ve mekanlarımız üzerinden verilmek istenen politik bir mesaj.
Gazeteci ve eleştirmenler, rengin temsil ettiği "beyaz" kimliği ve zamanlaması üzerine dikkat çekici görüşler öne sürdüler
Vanessa Friedman (The New York Times): Pantone'un "huzur" ve "dinginlik" vurgusuna rağmen, son dönemdeki siyasi söylemler göz önüne alındığında, "beyaz, 2026'nın rengi" kelimesinin zihinde yarattığı çağrışımların, amaçlananın aksine rahatsız edici sonuçlara yol açabileceği ve kolayca manipüle edilebileceği endişesini dile getirdi.
Callie Holtermann (The New York Times): Bu seçimin, özellikle son bir yılda D.E.I. (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) programlarının azaltılması ve iktidardaki siyasi partilerin "beyaz milliyetçilikle" ilişkileri tartışılırken göze çarpan bir tercih olduğuna işaret etti. Holtermann, Pantone'un "barış, birlik ve uyum" mesajının, bazı izleyiciler için bu siyasi çağrışımlardan ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.
Cloud Dancer sizi aydınlatıyorsa diyeceğim hiç bir şey yok. Modelini beğenirsem bir kaç ihtiyacımı, grimsi/ekrumsu beyazlardan (onlara da cloud dancer diyecekler ya) karşılama planım benim de var.
Fakat gardırobunuzla en ufak bağı olmayan bir beyaz aracılığıyla "trendy" olduğunuzu zannederek bu olası manipülasyonların en sadık askeri haline gelmeyin/gelmeyelim derim..